FLAŞ HABER

Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
sanalgazete.net

AK Parti’li ÇElik: Gelinen Nokta Kaygı Verici

AK Parti’li ÇElik: Gelinen Nokta Kaygı Verici
Spread the love

Ankara (CUHA) – AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Rusya ile 6 ay içinde müzakere yapılması gerektiğini belirterek, “Soğuk Savaş’tan beri nükleer silahların denetiminin temelini oluşturan bir anlaşmaydı. Böylece Avrupa’ya bu füzelerin girmesi engellenmiş oluyordu. Şimdi bu anlaşmanın iptaliyle birlikte Soğuk Savaş’tan beri elde edilen bir kazanımdan geriye düşülmüş oluyor. Bu gelinen noktanın kaygı verici olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Macron’un açıklamaları

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, 24 Nisan’ı sözde Ermeni Soykırımı Anma Günü ilan etmesine ilişkin de değerlendirmede bulunan Çelik, “Bu, tarihi ve hukuki dayanaktan yoksun yaklaşım, esasında Fransa yargı makamları tarafından da uluslararası yargı makamları tarafından da reddedilmiş bir yaklaşımdır” dedi.

Macron’un aldığı kararın Fransız Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarıyla da çeliştiğine dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:

“Biz Sayın Macron’a bu yaptığının yanlış olduğunu ve eğer gerçekten tarihle yüzleşmek gibi bir ısrar içindeyse bunu Fransa’nın Cezayir’de yaptığı eylemlerle, Benin, Burkina Faso, Gabon, Gine, Kamerun, Moritanya, Nijer, Senegal, Tunus ve Çad’da insanlığa karşı Fransız otoriteleri tarafından işlenmiş suçlarla yüzleşmesi gerektiğini ifade ediyoruz.

Buralarda Fransız otoritelerinin emriyle Fransız yetkililer tarafından işlenmiş suçlar ortadayken, tutup da tarihle yüzleşmek şeklinde bir tavrın arkasına sığınıp hukuki ve tarihi dayanaktan yoksun konularda siyasi tutum alması tabi içeride politik sıkışma yaşan Macron’un kendisine birtakım lobilerin desteğini bulmak şeklindeki bir yaklaşımının neticesidir.”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda karşılıklı olarak arşivlerin açılması, bilim insanlarının gereken çalışmaları yapmasını ve çalışmaların sonucuna herkesin saygı göstermesi gerektiğini daha önce söylediğini anımsatan Çelik, “Bu çalışmalar bile bizatihi o zamanlar Ermenistan Anayasa Mahkemesinin aldığı kararlarla engellenmiştir.” dedi.

Türkiye’nin konuya ilişkin açık yürekli bir tavır ortaya koyduğuna işaret eden Çelik, “Bundan kaçınan, ortaya çıkan gerçeklerden uzak durmaya çalışan tarafın Ermenistan olduğu çeşitli kereler görülmüştür. Burada bir çıkar lobisi var. Yani bizim soykırım ekonomisi dediğimiz diasporada birtakım çevreler var.” diye konuştu.

“Türkiye-Fransa ilişkilerine maliyeti olacak”

Türkiye ile Ermenistan arasındaki herhangi bir diyaloğun ve normalleşmenin önüne geçmek için bu çevrelerin büyük çaba sarfettiğini belirten Çelik, “Fransa gibi ülkeler de işte buradan kendilerine bir politik çıkar sağlamaya çalışıyorlar. Dolayısıyla bu konuyu tabii ki sadece kınamakla yetinmiyoruz, bunun Türkiye-Fransa ilişkilerine bir maliyeti olacaktır. Genelde Fransızlar böyle bir şey yaptıkları zaman ‘sadece kınarlar ve kınadıkları gibi kalır’ diyorlar” ifadelerini kullandı.

Macron’un yaptığının Türkiye ile Ermenistan arasındaki herhangi bir normalleşme sürecini sabote etmek olduğunu gördüklerini ifade eden Çelik, şunları kaydetti:

“Bunu diasporanın bu süreçler üzerinde kurduğu hakimiyeti devam ettirmeye dönük bir pas verme olduğunu görüyoruz. İkincisi de içeride iç politikada bu sarı yelekliler ve benzeri konularda biraz kan kaybetmiş bir politikacının maalesef kendisine bir çıkış yolu bulmak için dirayetli bir politika üretmek yerine tarihi ve hukuki dayanaktan yoksun böylesi bir iftiranın arkasına sığınmak gibi bir tablo içerisine girdiğini görüyoruz.

Bir kere daha söylemek isteriz, tarihle yüzleşmek Fransa için gereklidir ama bu kendisini ilgilendiren kısım Osmanlı tarihi veya Türk tarihi değildir. Bu konuda öz güvene sahibiz biz, kendisinin yüzleşmesi gereken şey özellikle de hukuki olarak gereken şey Benin’den Burkina Faso’ya, Kamerun’dan Cezayir’e kadar Fransız otoritelerinin karıştığı cinayetler ve benzeri insan haklarını ihlal eden eylemlerdir. Kendisine tarihle yüzleşme konusunda bunu tavsiye diyoruz, bunu öneriyoruz.”

Türkiye’yi Venezuela krizi konusunda yanlış bir çerçeveye oturtmaya çalışan açıklamalarla karşı karşıya kaldıklarını aktaran AK Parti Sözcüsü Çelik, “Herhangi bir yerin iç politikasında taraf değiliz. Biz, Venezuela halkının yanındayız. Venezuela anayasasına, seçilmiş iradeye saygı gösteriyoruz. Burada sanki mesele politik aktörler arasında bir taraf tutma şeklinde birtakım yabancı medya tarafından aktarılmaya çalışılıyor” diye konuştu.

Türkiye’nin, Venezuela halkının ve devletinin geleceğini düşündüğü için bu tavrı ortaya koyduğunun altını çizen Çelik, “Bir ülkeye geçici devlet başkanı sıfatıyla birisini atamak, başlı başına bir hakarettir. Üstelik de atanan bu kişi, kendi ülkesinde yabancı askeri müdahaleye göz kırpan bir yaklaşım sergiliyorsa, buna destek verenlerin Venezuela’da iç çatışmayı ve önü alınamayacak bir takım kaosları tetiklemek gibi bir tavrın ortaya çıkmasına yol açtıkları aşikardır. Dolayısıyla bu Venezuela’ya yapılan bir iyilik değildir. Askeri müdahaleden bahsetmek, zaten yeterince sorun olan bölgede yeni bir kaos çıkarmak demektir. Nitekim görüyorsunuz işte… Bir yerde darbeyle iş başına gelen birisini kırmızı halı sererek karşılıyorlar. Onunla işbirliği yapmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Öbür tarafta halkını kimyasal silahlarla katleden bir başkasıyla diyalog kurmak için sabırsız olduğunu söyleyenler var. Ama gelip Venezuela’da geçici devlet başkanı atamaktan ya da askeri müdahaleden bahsediyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Bunun ne hukuki bir dayanağı ne de uluslararası bir meşruiyeti olduğunu dile getiren Çelik, “Kendileriyle, kendilerinin bir takım yanlış politikalarıyla uyumlu olmayan liderlere diktatör diyorlar. Ama kendileriyle, kendilerinin yanlış ve gayri meşru politikalarıyla uyumlu olan diktatörlere de ‘lider’ demek şeklinde bir yaklaşımları var. Bunu kendi çıkarları açısından doğru bulabilirler. Ama bu değerler, hukuk, meşruiyet açısından asla kabul edilecek bir yaklaşım değildir.” ifadelerini kullandı. Bu durumun bütün değerlere bir saldırı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Çelik, bu konuda, sonraki süreçte daha sağduyulu bir davranışın ortaya çıkacağını ummak istediklerini söyledi.

“Soğuk Savaş’tan Beri Elde Edilen Bir Kazanımdan Geriye Düşüldü”

Çelik, Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’ndan ABD ve Rusya’nın çekildiğini açıklamasına ilişkin de bu gelişmeyi kaygı verici bulduklarını belirtti.

Birtakım NATO müttefiklerinin, ABD’nin bu konudaki tavrını doğru bulduğunu ancak Rusya ile 6 ay içinde müzakere yapılması gerektiğini ifade ettiklerini hatırlatan Çelik, “Soğuk Savaş’tan beri nükleer silahların denetiminin temelini oluşturan bir anlaşmaydı. Böylece Avrupa’ya bu füzelerin girmesi engellenmiş oluyordu. Şimdi bu anlaşmanın iptaliyle birlikte Soğuk Savaş’tan beri elde edilen bir kazanımdan geriye düşülmüş oluyor. Bu gelinen noktanın kaygı verici olduğunu düşünüyoruz. Rusya’nın da çekilmesiyle birlikte bu karşılıklı restleşmelerin daha krizi artıran bir tabloyu ortaya çıkardığını değerlendiriyoruz” yorumunu yaptı.

Çelik, ortaya çıkan yumuşamanın berhava edilmesine yol açacak bir yaklaşımın doğru olmadığını, daha çok diyalog, müzakere ile kaygı verici durumun ortadan kalkması gerektiğini söyledi.

Atlantik ittifakı içindeki çatlakların dünyanın pek çok bölgesinde, pek çok sıkıntıya yol açtığına işaret eden Çelik, Türkiye’nin ortaya koyduğu, müttefiklik ilişkisinin doğasına dönük eleştirilerin ne kadar haklı olduğunu ifade etti.

Çelik, “İstediğiniz yerde müttefiklik ilişkisini öne çıkarıp, istemediğiniz yerde bunu geri planda bıraktığınızda çifte standart ortaya çıktığında, işte bu bütün değerlerin nasıl erozyon içerisine girdiği görülmektedir.” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de güvenli bölge önerisinin gündeme getirilmesinden itibaren tartışmaların sürdüğünü belirten Çelik, şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanı bahsettiler bundan. Sayın Trump ile yürütülen diplomatik verimli görüşmeler maalesef alt düzeyde aynı sonucu yeterli ve istenilen düzeyde doğurmuyor. Burada Sayın Trump ile yürütülen verimli görüşmelerin alt düzeye yansıdığını söylemek mümkün değil. Cumhurbaşkanımız, Mümbiç’teki teröristler en kısa zamanda buradan çıkarılmazsa Türkiye’nin daha fazla beklemeyeceğini ifade etmiştir. Bu ifadenin altını bir kere daha çiziyoruz. Türkiye’nin güvenlik kaygıları geciktirilecek, zamana yayılacak ya da herhangi bir pazarlık konusu yapılacak kaygılar değildir.”

Çelik, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye’nin güvenliği için her türlü harekatı icra edecek kapasiteye sahip olduğunu vurgulayarak, “Burada doğru olan bu bölgelerin teröristler için bir güvenli bölge olmaktan çıkarılması, buranın NATO müttefiki olan Türkiye ve NATO müttefikleri için güvenli bir bölge haline getirilmesidir.” ifadesini kullandı.

“Türkiye kimseden talimat almaz”

Çelik, ABD Başkanı Trump’ın, Rahip Brunson hakkındaki mahkeme kararına ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine ise şu ifadeleri kullandı:

“Trump’ın ifadesinin doğru olmadığını net bir şekilde söylemek isterim. Türkiye Cumhuriyeti kimseden talimat almaz. Türkiye’den yükselen ses her zaman şu oldu; ‘Türk yargısına saygı duyun, bu şekilde bir üslubu kabul etmiyoruz.’ diye. Zaten onlar bunu söyledikten sonra hemen serbest bırakılmış olsaydı, kendileri de zaten o hiçbir şekilde kabul etmediğimiz, meşru bulmadığımız yaptırım kararlarına başvurmak ya da Türkiye Cumhuriyeti’ne asla yapılamayacak birtakım tehdit dili kullanmak gibi yollara sapmazlardı.”

Cumhur İttifakı’nın genişletilmesine ilişkin AK Parti ile MHP’den açıklamaların yapıldığının hatırlatılması üzerine Çelik, bu çalışmaların statik bir karaktere değil dinamik bir karaktere sahip olduğunu ifade belirtti.

Çelik, bu çerçevede de süreç içerisinde çalışmalar başlatıldıktan sonra belli illerin ve belli ilçelerin yine gözlemleneceğine, buradaki tabloya göre bir takım illerde, ilçelerde gözden geçirmeler olabileceğine dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti:

“Belli ilçelerde Cumhur İttifakı’nın başarılı olması için iyi bir adım atmak, yenilemeye gitmek, düzenleme ortaya koymak gerekiyorsa bu çalışmalar devam ediyor. Ya da iki partinin de aynı anda aday gösterdiği yerde eğer Cumhur İttifakı dışında bir yere gitme şeklinde bir kümelenme varsa yaptırılan anketlerde, bu durumda ittifak içerisindeki iki adaydan birinin çekilmesi ve dolayısıyla ittifakın kazanması şeklindeki bu tip stratejiler her zaman gündemdedir. Dediğimiz gibi bunlar iki parti arasında yapılacak görüşmelerle ortaya çıkan süreçlerdir. Bütün bu yol haritası boyunca ilçeler, iller tamamen gözlenmektedir. Cumhur İttifakı’nın başarısı çerçevesinde yeni stratejiler geliştirilmekte, güncellenmektedir.”

“İsrail’i daha hassas olmaya davet ediyoruz”

İsrail tarafından El Halil’deki barış gücünün görevine son verildiğini hatırlatan Çelik, bu kararın El Halil’deki tansiyonu artıracağına dikkati çekti.

Çelik, bu kararın, hukuksuzluklarını örtbas etmek isteyen İsrail’in yeni bir adımı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Resmen Batı Şeria’da ve Kudüs’te sömürge politikası izleyen İsrail hükümeti, yeni saldırganlıklar planladığını bu açıklamasıyla da ortaya koymuştur. İsrail’in bu tek taraflı adımını kınamıştık, kınamaya devam ediyoruz. Bütün uluslararası toplumu El Halil başta olmak üzere, buralardaki İsrail faaliyetleri konusunda daha hassas olmaya bir kere daha davet ediyoruz.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
WhatsApp chat